Askerde günlük rutin, dışarıdan bakıldığında karmaşık görünse de aslında çok net bir çerçeveye oturur. Sabahın erken saatlerinde koğuş kalk komutuyla gün başlar. Kısa sürede giyinip yatağını düzeltmen, koğuşu toplaman ve içtima alanında sıraya girmen beklenir. Sabah içtiması, hem sayım hem de günün ilk disiplin kontrolüdür. Geceden kalan eksikler, traş – tıraş kontrolü, üniforma düzeni, botların temizliği burada kendini gösterir. Komutanlar o günkü eğitim programını, yasak ve kuralları, varsa özel görevleri bu içtimada duyurur.
İçtimadan sonra genellikle kahvaltı ve ardından eğitim düzeni başlar. Eğitim programı birliğe göre değişir; ancak temel mantık aynıdır: yürüyüş ve tören eğitimi, temel askerlik talimleri, silah bilgisi, atış eğitimi, yakın düzen ve nizam, bazen de beden eğitimi ve koşu. Bedelli askerlikte bu eğitimler daha sıkıştırılmış ve temel seviyededir; uzun dönem askerlikte ise daha detaylı ve periyodik bir yapıdadır. Günün büyük kısmı bu eğitimlerle geçer. Aynı hareketleri tekrar tekrar yapmak, belirli komutlara refleks geliştirmen ve takım hâlinde hareket etmen için zorunludur. Bu yüzden eğitim, dışarıdan bakana “boşuna tekrar” gibi görünse de, içeride disiplinin omurgasını oluşturur.
Nöbet, rutinin başka bir sert tarafıdır. Her asker bir şekilde nöbet çizelgesine girer. Kimi gece saatlerinde, kimi gündüz belirli noktalarda görev alır. Nöbetin hafif ya da ağır gelmesi tamamen birliğin yerine, görev türüne ve mevsime bağlıdır. Sınır birlikleri, kritik tesisler veya depoların nöbetleri daha sıkı tutulur; kurallar daha katıdır. Nöbetteyken uykusuzluk, soğuk, sıcak, yalnızlık gibi etkenlerle baş etmek zorundasın; bu da askerlikte “psikolojik dayanıklılık” denilen kısmı güçlendirir. Nöbetten döndüğünde ise çoğu zaman kısa bir dinlenme ve tekrar günlük akışa karışma zorunluluğu vardır.
Boş zaman kavramı askerlikte vardır ama sivil hayattaki kadar geniş ve esnek değildir. Eğitimler, içtimalar, temizlik, yemekhane, görev ve nöbet aralarında kalan küçük aralıklar senin “serbest zamanın” sayılır. Bu sürelerde koğuşta dinlenmek, kitap okumak, mektup yazmak, arkadaşlarınla sohbet etmek, bazen kantine inmek mümkündür. Hafta içi bu boşluklar kısa olur; haftasonu ya da eğitim yoğunluğunun düştüğü dönemlerde biraz daha rahatlayabilirsin. Özellikle bedelli askerlikte, sürenin kısa olması sebebiyle boş zamanlar da görece sınırlıdır; tempo, temel eğitimi tamamlamaya odaklıdır.
Günün sonuna doğru akşam yemeği, koğuş ve çevre düzeni, ardından akşam içtiması yapılır. Bu içtimada yoklama tekrar alınır, gün içinde yaşananlar değerlendirilir, varsa cezalar ve uyarılar açıklanır. Ardından yat hazırlığı başlar; ışıklar kapandığında artık gün resmî olarak bitmiştir ama özellikle uzun dönem askerlikte, gece nöbetine gidecekler için gün tam bitmiş sayılmaz. Bu döngü, ufak değişikliklerle her gün tekrar eder.
Gerçekte askerlikte günlük rutin; içtima–eğitim–yemek–nöbet–temizlik–boş zaman arasında sürekli gidip gelen, dışarıdan sıkıcı görünen ama içeride bir süre sonra otomatikleşen bir döngüdür. Bedelli askerlikte bu döngü sıkıştırılmış, yoğun ve kısa sürelidir; uzun dönemde ise aylara yayılan bir alışkanlığa dönüşür. Askere gitmeden önce bu gerçekçi tabloyu bilmek, beklentiyi doğru kurmak ve “askerlik nasıl geçer?” sorusunu romantikleştirmeden cevaplamak için önemlidir.