Askere Gitmeden Önce Psikolojik Hazırlık: Şok Yaşamamak İçin Bilmen Gerekenler

Askere gitmek, özellikle de ilk kez evden ve alıştığın düzenden bu kadar kopmak, çoğu kişi için sadece fiziksel değil psikolojik olarak da zorlayıcı bir süreç. Asıl problem çoğu zaman askerlikten çok, askere gitmeden önce kafada kurulan senaryolar. Psikolojik hazırlığın amacı “hiç zorlanmamak” değil; zorlanacağını kabul edip şoka girmeden yönetebilir hale gelmek.

Önce gerçeği olduğu gibi kabul etmek gerekiyor. Askerlik, özgürlüğün sınırlandığı, hiyerarşinin net olduğu, emir-komuta zincirinin tartışılmadığı bir düzen. Saat kaçta kalkacağın, ne giyeceğin, ne zaman yemek yiyeceğin, ne zaman konuşacağın bile büyük ölçüde başkası tarafından belirleniyor. Bunu “adaletsizlik” gibi okumak yerine, geçici bir sistem olarak görürsen ilk şoku daha az yaşarsın. “Oraya gidince de sivil mantıkla pazarlık ederim” kafasında gidersen ilk günden duvara toslarsın.

İkinci kritik nokta, kontrol edebildiğin ve edemediğin şeyleri ayırmak. Hangi birliğe düşeceğini, komutanın karakterini, koğuş arkadaşlarını kontrol edemezsin. Ama fiziksel kondisyonunu, uyku düzenini, sigara–kafein kullanımını, askere gitmeden önceki stres yönetimini kontrol edebilirsin. Askere gitmeden 2–3 hafta önce daha erken yatıp kalkmaya başlamak, günde en azından bir saat telefonu bir kenara bırakıp sıkılmaya tahammül etmeyi denemek, zihnini “24 saat ekran ve özgürlük” modundan yavaş yavaş çıkartır.

Üçüncü alan, beklenti yönetimi. Askerliğe “tatil gibi geçer” diye gidersen hayal kırıklığı, “hayatım mahvolacak” diye gidersen panik yaşarsın. Gerçek tablo şudur: Rahat günler de olacak, çok sıkıldığın ve “bitse de gitsek” dediğin günler de. Psikolojik hazırlık, bu gel–gitleri normal kabul etmeyi öğrenmektir. Zor bir gün yaşadığında “Demek ki askerlik böyleymiş, bende bir problem var” yerine “Bugün sert geçti, ama geçici” diyebiliyorsan oyunun yarısını kazanmışsın demektir.

Aile ve partner tarafında da hazırlık şart. Askerdeyken telefonun kısıtlı olacağını, her mesajına anında dönmeyeceğini, bazı günler hiç haber veremeyeceğini askere gitmeden önce açık açık konuşmak gerekir. “Neden yazmıyor, neden aramıyor?” sorularını baştan sıfırlamak, hem senin aklını hem de karşındakinin kaygısını azaltır. Dışarıdaki sorunların tamamını sırtında taşımaya çalışırsan, kışlada biriken baskı ikiye katlanır.

Bir diğer nokta, ilk gün ve ilk hafta şokuna hazırlık. Koğuş kalabalığı, bağırışlar, sürekli komut, sıra beklemek, tıraş–içtima–yemekhane üçgeni ilk anda “ne oluyor lan” hissi yaratır. Bunu kişisel algılamamak gerekiyor. Yeni gelen herkese aynı muamele yapılıyor; amaç seni ezmekten çok, seni sistemin içine hızla sokmak. “Neden bana bağırdı?” sorusunu bırakıp “Burası böyle işliyor, ben bu oyunun kurallarını öğreniyorum” diye çevirirsen psikolojik hasar minimum olur.

Son olarak, gerçekten başa çıkamadığını hissediyorsan bunu da yok saymamak önemli. Ağır panik atak, ciddi uyku bozukluğu, daha önceki psikiyatrik tanılar, ilaç kullanımı gibi durumlar varsa askere gitmeden önce mutlaka bir uzmana görünmek gerekir. Askerlik süresince zorlanmak normaldir ama bazı tablolar profesyonel destek gerektirir.

Özetle: Askere gitmeden önce psikolojik hazırlık; romantik hayaller kurmak ya da kendini gazlamak değil, gerçeği olduğu gibi görmek, kontrol edebildiklerine odaklanmak, beklentiyi makul bir seviyeye çekmek ve bu sürecin “zor ama geçici” olduğunu içselleştirmektir. Bunu yaparsan, hem bedelli hem uzun dönem askerlikte yaşayacağın zorluklar sürpriz olmaktan çıkar, yönetilebilir hale gelir.

Bloga dön